Amniotik sıvının(bebeğin etrafındaki sıvı), gebeliğin 12-14. Haftasından sonra hemen hemen tamamı bebeğin idrarından oluşur. Annenin içtiği su ile ilgisi yoktur. Bebeğin suyu bebeğin idrarı olup annenin içtiği su da annenin idrarıdır. Bebeğin idrarı(içinde bulunduğu sıvı) bebek için uygun bir alan yaratır, bir su yastığı yaparak(arabalardaki hava yastığı gibi) onu travmalardan korur, hareket edebileceği bir ortam yapar, sıvı bebeğin akciğerlerine dolarak akciğerlerin oluşması ve büyümesini sağlar.

Suyun azalması (oligohidramnios);

Bu üç ayrı şekilde olabilir;

-Prerenal(böbrek öncesi); bebeğin böbreklerine gelen kan akımının azaldığı durumlardır, anneye ait sistemik hastalıklardan tutun da rahime veya bebeğin eşine ait bir çok nedenden olabilir. Çok yakın takibi ve çoğu kez bebeği riske etmeden(oksijensiz kalması veya ölmesi).

– Renal(böbreğe ait); bebeğin doğuştan böbreklerinin olmaması, doğumsal böbrek hastalıklarının olması veya böbreğin anne karnında hasar görmesi gibi durumlarda olur.

– Postrenal(böbrek sonrası); böbrekler sağlıklı çalışır ancak idrar yollarının doğuştan gelişmemesi, tıkalı olması, darlık olması veya reflü(geriye doğru idrar kaçağı) gibi durumlarda olur. Bu durum bir süre sonra böbreklerde şişme ve hasarlanmaya da neden olabilir.

Suyun azalmasının bir diğer nedeni de su kesesinin açılmasıdır. Bu açılma ani fazla bir sıvı boşalması şeklinde olabileceği gibi, bazen kesede küçük bir açılma olup hafif  bir sızma şeklinde de olabilir. Gördüğünüz gibi bebeğin suyunun azalması çoğu kez önemli nedenlere bağlıdır. Suyu artırmak veye su kesesi içine serm vermek asıl nedeni tedavi etmez. Sadece, amniosentez veya benzeri işlemlerde su kesesinde hafif açılma veya sızma olursa bu durumda amniopatching (yama) ve amnioinfüzyon (kese içine serum verme) tedavileri düşünülebilir.

Suyun artması (polihidramnios);

Bu durum bebeğin sıvıyı yutamaması, yemek borusu ve/veya mide barsak sisteminin doğumsal hastalıkları, darlıklar, tıkanıklıklar, monokoryonik ikizler başta olmak üzere çoğul gebelikler veya bebeğin fazla idrar çıkarması halinde olur. Kendi içinde hafif (8-11cm), orta (12-15cm) veya ağır(16 cm.den fazla) olarak gruplandırılır.  Hafif dediğimiz grup çoğu kez belirli bir nedene bağlı olmayıp iyi seyreder. Annenin aşırı karbonhidrat almasına bağlı olabildiği diabetik annelerde de görülebilir. Orta ya da ağır grup çoğunlukla önemli nedene bağlı olabilir.  Detaylı ve titiz inceleme gerektirir. Suyun fazla olması genellikle gebeliğin üçüncü üç ayında ortaya çıkar. Ani ve erken sıvı artışı genellikle ikiz-ikiz transfüzyon sendromunda (monokoryonik ikizlerde ikizlerin birbirlerine kan alıp vermesi) ortaya çıkar. Diabet, fetal aritmi, fetal anemi, ikiz ikiz transfüzyonu, plasental tümörler, fetal akciğer kistleri gibi durumların anne karnında tedavisi yapılabilmektedir.

Bebeğin sıvısının azalması veya artması deneyimli perinatologlar tarafından titizlikle incelenip yönetilmesi gereken durumlardır. Tekrar vurgulamak gerekirse annenin içtiği suyu artırıp azaltması ile bir ilgisi yoktur.

Prof. Dr. Ali ERGÜN

Perinatoloji Uzmanı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı